Her sabah okula yürürken yanından geçtiğim duvar dikkatimi çekiyor. Her taşına ilmek ilmek duygularımı işlediğimi fark ediyorum. Yorgun nefeslerime şahit olduğunu hissediyorum her taşıyla. Bakışlarımı keskince içine salıyorum ve sırtımı yaslayıp gözyaşlarımı içime gömdüğüm anlar geliyor aklıma. Hayal ediyorum ve “keşke sırtımı yasladığım şu duvar kadar güçlü olsaydım” diye hayıflanıyorum. Yeni bir ortama kendimi ait hissetmek için, içimde taşıdığım ve beynimi kemiren onca endişeyi kamburlaşmış sırtımda taşıyarak geçtiğim yollarda o duvar üzerime yürüyordu. Sanki emrini almış bir ordu gibi, kara bulutları da yanına alıp üzerime üzerime geliyordu. Evet sanki altında kalmışım gibi eziyordu beni, içimi sıkıyordu. Cesaret edemiyordum korkularımın üzerine gitmeye. Hayalimde bir heyûla gibi büyüyen ve ilerleyen duvar yenilmez gözüküyordu. Adımlarımı hızlandırdım uzaklaşırcasına, ama ne çare! Bir el arıyordum, ölümün arkadaşım olabileceğini düşünüyordum. En iyisi pes etmeliyim, şu duvarın dibine oturup beyaz bayrak çekmeliyim. Kabulümdür, girdap gibi beni içine çeken bu endişeler yumağı beni bırakacak gibi durmuyordu. Oturdum duvarın dibine, ve eğdim boynumu celladının önündeki bir idamlık gibi. Bekledim, bulutlar daha da karardı ve kalbimin her bir telinin ince ince ve tek tek düğümlendiğini hissettim ve olanca gücümle haykırdım içime doğru. Kararan bulutlarla beraber kararan gözlerime inat, yanağımdan süzülen sıcaklığı hissettim. O esnada yoğunlaşan yağmur tanelerinden birinin başıma yumuşacık dokunduğunu fark etim. Havada kararan bulutlar sanki içimdeki karartıyla beraber hareket ediyordu. Dökülen yaşa bedel düşen damlaların kardeşliğini gördüm. Yağmur hızlandı, gözyaşlarım çağlayana döndü. Bir sempati hissettim varlığa karşı usulca sokulan. Korkuyla arkamdaki duvara tekrar baktım ve duvarın üzerinden kara duvağını açmış bir gelin gibi ışıldayan güneşi gördüm. Evet güneşin şefkatli ışıkları yaşarmış gözümü kamaştırırken gözyaşlarımın buharlaştığına şahit oldum! Gönlümdeki pencerenin paslı kolu açılır gibi oldu ve bir gıcırtıyla güneşi içine almak için olabildiğine genişledi.
No comments:
Post a Comment